Banyo Mobilyası
İnsanların yıkanma, temizlenme, tuvalet vb. ihtiyaçlarını giderdiği, işlevlerini yerine getirdiği oturma ve yaşama alanlarının vazgeçilmez birimlerine “Banyo” denir.
Vücut temizliğinin çağdaş dünyada taşıdığı önemi kazanması için insanlığın yüzlerce yıl geçirmesi gerekti. Yüzyıllar boyunca insanoğlu en olumlu örneklerde bile yıkanmayı bir zorunluluk olmaktan çok, bir tür dinsel arınma etkinliği gibi değerlendirdi.






Banyo mekanı konutun vazgeçilmez yaşama donatısıdır. Çünkü banyo insanın en az birkaç kez kullandığı zamanın önemli bir bölümünü geçirdiği bir moral mekanıdır. Çağdaş banyo tasarımında iki ayrı yaklaşımın varlığından söz edebilir. Bunlardan birinci yaklaşıma göre banyo ara sıra uğranılan mekandır, dolayısıyla konutun öteki mekanları kadar önemli değildir. İkinci ve çağdaş yaklaşıma göreyse banyo kişinin güne hazırlanmak için kendine özel zaman ayırdığı, imajını gözden geçirdiği, hatta oradan bulunmaktan keyif alıp, kendine değer kattığı kişiye özel bir mekandır. bu nedenle yaşama üslubu, yaşanma koşullarıyla ve kişisel alışkanlıklarla bağlantılı bir bütün olarak ele alınıp tasarlanmalıdır. Yani güne huzurlu ve güvenli bir başlangıcın start noktası, güne açılan penceredir. Kişinin kendi kendine olduğu tek yerdir. Dolayısıyla insanın keyfini çıka-racak hiçbir aksaklığa orada yer yoktur, olmamalıdır.
Bu anlamda banyo mekanları yeni işlevler ve yeni estetik değerler kazanma yolunda gelişirken, buna paralel olarak kullanıcılar da benzer beklentilere eklentiler yönelterek teşvik edici bir rol oynamaktadır.
Doğru bir banyonun tasarımı işin kilit noktasıdır. Sorun tasarlamakla da çözülmez, o tasarımın başarılı bir şekilde uygulanması da gerekir. Malzeme seçiminde ve işçilikte kalite de, aynı biçimde tayin edicidir.
Son yıllarda kullanıcıların banyo mekanlarına daha geniş bir alan ayırması talebinde bulunması gözleniyor. Bir başka talep, banyodaki bazı işlevlerin yatak odalarına taşınması yolundadır. Ayrıca, eskiden mimarlar evin en karanlık köşelerine, yahut ölü alanları banyo veya mutfak mekanının çözümünde kulla-nırken, şimdilerde bu işlevler konutların en mutena köşelerinde tasarlanır oldu.
Banyoyu tanımlayan yeni kriterler oluştu: işin kalitesi nedir ? kaç metre kara yer kaplamaktadır ? nasıl bir görünümü sahiptir? Ortalama Türk insanına göre banyo öncelikle yıkanma yeridir. Kabinli ve kabinsiz olabilir; ama , küvetsiz bir banyo düşünülemez. Bu tanıma ikici öğesi vitrifiyedir. Seramik sağlık gereçleri dediğimiz lavabo, klozet, bide ve pisuar gibi elemanları armatürler izler. Armatürler açtığınız da suyu akıtan, kapatınca kesen mekanizmalar olmaktan çıkmış, estetik bir elemana dönüşmüşlerdir.
Kaplama malzemesi, karo ve fayanslarla mobilyalar, sağlıklı bir banyo-nun elemanlarını bütünler. Banyo mobilyasından kasıt, banyo dolapları vs. gibi depolama donatılarıdır. Artık dolaplar, banyo bileşenlerinden biri olarak tasarlanmaya başlanmıştır. Örneğin, banyo mekanlarının işlevsel elemanlarından biri olan dolaplı lavabolar, bu yeni gelişmenin ürünüdür. Dolaplar görünümü bozan her tür dağınıklığı gizleme araçları olarak mekanın estik bileşenleridir. Her gün kullandığımız yüz havlusu, losyon ve şampuan şişeleri, tıraş kremleri, banyo köpüğü, sabun vb. temizlik malzemelerinin hijyenik şartlara uygun olarak burada korunur.


