Renk Nedir?
Doğada, ışık ışınlarının, cisimler üzerine çarpması ve yansıması ile gözümüzde meydana gelen duyumların her birine renk denir. Bu nedenle, bazı gazlar hariç, doğadaki her şey bir renge sahiptir. Renk, cisimlerin maddesel öğelerinden biri değil, ışığı yansıtmalarına göre aldıkları bir görünümdür
Ana Renkler ==>Sarı
Sarı en parlak temel renktir. Sıcaklık ve ısıtıcılık özelliklerine sahiptir. Güneşin parlaklığının ve sıcaklığının simgesi sayılmıştır. İlkel toplumlarda sonsuz kadar olan bir yaşamı simgelemiştir.
Sarı, yüksek düzeyde açıklık ve berraklıktır. Sarının bir özelliği de genel olarak hiç sır saklamamasıdır. Yumuşak ve sıcak özellikleri yansıtır. Hoş bir sıcaklık için canlılık ve iyimserlik içerir. Keyifli bir coşku ve hareketlidir.
Kırmızı ==> Ana renklerin ikincisi olarak kırmızıyı söyleyebiliriz. Kırmızının kullanıldığı durumlarda, ikinci bir renge ihtiyaç duyulacak ise en uygun renk yeşil olacaktır. Renk kırmızının hem kontrastı hem de tamamlayıcı rengidir.
Kırmızı, en uç renklerden biri sayılmaktadır. Dışa dönüktür, eksantriktir, cesurdur, yüreklidir. Risk almayı sever, kazanmayı sever, başarılı olma duygusuyla kaynar. Kaybetmekten hoşlanmaz, başarısızlığı sevmez, hep önde olmalıdır. Başına buyruktur, söz dinlemez.
Aktiftir, girişkendir, yerinde durmaz. Önderlik yapma yeteneğindedir. Grupların önündedir. Liderdir, arkalarda kalmaktan, gölgede olmaktan rahatsız olur. Hareketlidir, belirleyicidir, yönlendiricidir.
Kırmızı gücün simgesidir. Kudrettir. Muktedir olmaktır. Kendi gücünün farkındadır. Gücüne güvenmenin coşkusunu yaşar. Aktiftir. Gücünü görmek ve denemek ister. Güç gösterisinden hoşlanır. Etkin olmasını, baskın olmasını kendi içgüdüsel gücüyle besler. Yarışmacıdır, her konuda kazanmak ister. Kazanmak ve güçlü olmak temel felsefesidir.
Kırmızı, saldırgandır. Ekstrem insanlara uyar. Kazanmanın kurallarını kendisi koyar. Mevcut kurallar uyumlu değildir. Kırmızıda, duygusal tepkilerin anlatımı çok güçlüdür. Kırmızı tepkiseldir. Kırmızı ile karşılaşıldığında gücü hissedilir. Reaksiyon erliği görülür. Kabullenici değildir. Ortama uyum sağlayıcı değildir. Kendisi kabullenilsin, kendisine uyum sağlansın isteyen bir renktir.
Uyarıcıdır. Spora, yarışmaya, çabaya yönelik uyarıcılığı fazlasıyla hissedilir. Sporda kazanmak ister. Gücünün güvenini hisseder. Yarışmalarda da önde olacağına güvenir. Yenilgiyi kabullenmez.
Ortak girişimciliği teşvik eder. Liderliğini, önderliğini bu şekilde pekiştirir. Baskınlığını, etkinliğini kitlelere yaratıcı gayretiyle kabul ettirir. İlerleme ve gelişmeyi sağlayıcı girişimleriyle hep gündemdedir. Onun yol göstericiliği, yöneticiliği kabul edilir. Abartılmış aktivitesiyle bunu hak ettiği düşünülür. Kırmızı canlıdır, güçlüdür, kontrolü elinde tutmaktır. Bu anlamda siyasal güçtür, erktir, kudrettir.
Bu renk, şu an, şimdiki zaman demektir. Şimdi kazanmayı istemektir. Erteleme kırmızının özelliği değildir. Kırmızının karşısında zaman ağır geçer. Tansiyon yükselir. Nabız hızlanır.
Mavi ==>Mavinin sonsuz bir huzur, doyumun simgesi ve tatmin duygusunun ifadesi olduğunu söylemek mümkündür. Eğer kişinin hisleri tatmin edildiyse, her açıdan kendini yeterli hissediyorsa, güvendeyse, mavinin özeliklerini gösteriyor demektir.
Maviye bakan göz, herhangi bir engele takılmadan ona gömülür ve sonsuzluğa yolculuk ediyormuşçasına duygulara kapılır. Kimi insanlar denizin, kimileride gökyüzünün maviliğini huzur verici bulur ve sahilde oturup denizi seyretmeyi ya da çimenlerin üzerine uzanıp gökyüzünün seyretmeyi çok severler. Bu, mavinin insanları etkilemedeki başarısını gösterir.
Mavide daima bir ciddiyetin, asaletin varlığı aranır. Asaletin ve gerçeğin de rengidir. Mavi dengedir. Çıkarların, aldatmacaların, hırsların, tatminsizliğin mavide yeri yoktur. Gereksiz bir heyecanın, öfkenin de yeri oktur. Düş kırıklığının yarattığı saldırganlığı da, depresyonu da göremezsiniz mavide.
Mavi soğuktur. Kendi kendine yeten bir renktir. konsantriktir. Maviyle iç içe olduğunuzda bir genişlik kaplar içinizi. Dünyayı daha geniş görürsünüz. Daha geniş düşünürsünüz. Daha huzurlu olursunuz.
Büyük bir dengeyi içinde barındıran renktir. Kendine yetmeyi, hoşnutluğu tanımlar. Dünyadaki, evrendeki dengeyi ve düzeni düşündürür insana. Felsefi bir bakışa açısı getirir. Renklerin mabedi olarak isimlendirilen bir renktir. Tanrısal bir olgunluk, hoşgörü içerir.
Bir başka yönüyle, gelenek ve kalıcı değerleri yansıtır. Geçmişi koruma eğilimindedir. Yaşamın ve ahlaki değerlerin denge içinde yürütülmesi vardır mavide. İnanma duygusunun baskınlığı da, güzelliğin, bağlılığın, vericiliğin, duygusallığın, dişiliğin de sembolüdür.
Çok eskiden beri bilinen koruyucu özellikleriyle de güven içerir. Olumsuz beklentilerde, gizemli korkularda mavinin koruyuculuğuna sığınılır. Nazar gibi, toplumda çok ciddi endişeler uyandıran terslikleri, aksilikleri mavinin giderebileceğine inanır insanoğlu. Bu mavinin insanlar üzerindeki koruma etkisinin bir ürünü olarak ortaya çıkar. Mavi insanları koruyan bir renk olarak algılanır
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yatak odasına bakıldığında duvarların açık maviye boyandığı görülmektedir. Mobilyalarda ise ahşabın doğal güzelliği kullanılmıştır.
Mavinin tercih edilme nedenlerinin başında rahatlatıcı, huzur ve güven verici özelliğinin geldiğini söylemek mümkündür. Öyle ise iç mekânda rahatlamaya en çok ihtiyaç duyulan birimlerde mavinin kullanılması olumlu sonuçlar verecektir. Özellikle yatak odası, derin düşünme adası gibi mekânlarda tercih edilmelidir. Buralarda mavinin açık tonları uygulanmalıdır. Koyu tonlarından kaçınılmalıdır. Yatak odalarında uygulanacak olan dekorasyonda dikkat edilmesi gereken bir unsurda, oda içinde bulunan mobilyaların renklerinin birbirleriyle ve odanın genel görüntüsüyle uyumlu olması gereğidir.
Turuncu, sarı ve kırmızının karışımından oluşan bir renktir. Her iki rengin özelliklerinden önemli bir bölümün taşır. Turuncuda, sarı ve kırmızının hoş bir uyumunu görmek mümkündür. Keyifli bir başarı duygusunu insana yaşatır.
Dışa dönük bir renktir. İlgilenmekten ve ilgilenilmekten hoşlanır. Kırmızının buyurgan yapısından çok, neşeli, keyifli bir coşku içerir. Kırmızının bir parça azaltılan gücüne, sarının genişleticilik, yayılımcılık ve kendiliğindenliğinin destek verdiği düşünüldüğünde, turuncu, genişleyici aktivitenin abartılı bir görünümünü sergiler.
Turuncuda dışa yönelim vurgulanır. Çevreyle çok ilgilidir. Kendisiyle de ilgilenilsin ister. Başarı duygusunu paylaşmak ve yaptıklarından zevk almak ister. Çözümleyiciliğini gücü ile de destekleyerek çevresinde hep ilgi odağı olmaya devam eder.
Başarısını göstererek çevresinden ilgi ve övgü bekler. Bulunduğu yerden insanlara başarı taşıyan ve bunun çocuksu zevkini taşıyan kişi turuncuya uyar. Çevresinde hayranlık uyandırmak turuncunun en büyük zevkidir.
Yeniye, moderne ve çekici uyarılara her zaman açıktır. İlgi alanı geniştir. Arzu ve umutları onu yönlendirir. Gelecek hakkında iyimserdir.
Mor==> Mor, kırmızı ve mavinin karışımından oluşan bir ara renktir. Netliği ve berraklığı kaybolmuş mavinin ve kırmızının özelliklerini taşır. Kırmızının içgüdüsel üstünlüğünden, mavinin nazik edilenliğinden kendisine yeni bir kimlik yaratmış.
Morda kimlik arayışı, kimlik kazanma duygusu vurgulanır. Kişinin nesne ile bütünleşmesine yol açan mistik bir birleşme içerir. İleri derecede duygusal yakınlaşama anlamına gelir. Düşünülen ve arzulanılan her şeyin gerçek olma isteğidir.
Mor büyülü bir renktir, büyüselliktir. Gerçeğe dönüştürülen bir rüyadır. Dileklerin yerine geldiği büyülü bir durumdur. Morda, özelliklede menekşede, büyüsellik temel kavramdır. Hedef büyülü ilişkilerdir. Kendisi çekici bir renktir ve diğer insanlarda kendisini çekici bulsun ister. Çekicilik etkisi yaratmaktan hoşlanır.
Duyarlı kişiliğe uyan bir renktir. İncitmekten, kırmaktan ya da incinmekten, kırılmaktan korunmaya çalışır. Kavgacılığı, şiddeti ve kalabalığı sevmez. İnsana ve insanca duygulara değer verir. Duyarlı doğası, zarif, kibar ve güzel olana doğrudur.
Kendi koşulları içinde bulamadığı, gerçekleştiremediği, ulaşamadığı hedeflerden uzaklaşmak, dış dünya ile çelişkilerini arttırır. Bu durumu gidermek için, yeni bir kimlik kazanma ihtiyacı duyar. İçinde bulunduğu ağır koşulları yaşamak çok zor gelmektedir. Kendisini depresyona sokacak, çevreyle ilişkisini kesecek, umutsuz, karamsar, kötümser yapacak bu durumdan kaçınmaya çalışmaktadır. İşte fanteziler, böylesi zamanlarda bir gereksinim haline gelir. Düşsel olarak bu sorunların üstesinden gelmeye çalışır. Fanteziler onu gerçek yaşamın ağırlığından, çekilmezliğinden kurtarır. Mor bu kişiliğe uyan bir renktir.
Sihir arayan, büyü arayan, her şeyin olağan üstü güzel olacağı dünyayı arayan insanlara özgü bir renktir. Ezilmişlerin, incinmişlerin, kırılmışların, iç dünyalarını ifade biçimidir. Bir dönem Afrikalı, Amerikalı zencilerin en çok kullandıkları renk olmuştur. Hala öyle olduğu kabul edilmektedir. Kendilerine, yaşadıkları acıların son bulacağı zamanı çok yakında olduğunu telkin eden bir renk, bir sembol olduğu duygusunu vermektedir.
Ergenlik öncesi dönemdeki çocukların renk tercihçilerinde mor, büyük farkla hep önde olmuştur. her dört çocuktan üçünün bu rengi seçmesi anlamlıdır. Fantezilerin, duyarlığın, büyüselliğin, böylesine yoğunlukta temsil ediği bir rengin seçilmesi doğal karşılanmalıdır. Çocuklarda yeni tanıştıkları bu dünyaya uyum sağlamaya çalışmaktadırlar. Onlarında güçsüzlüklerinde dolayı, aşılmaz gibi görünen sorunları için, tatlı cadının güçlerine, büyülerine gereksinimi vardır. Çocuklarda, cinlerin, perilerin her isteneni yerine getirmesinin beklendiği dönemlerde mor tercih edilmektedir.
Genel olarak acı, ızdırap veren olaylara ve durumlara, sükûnet içinde katlanma mor ile anlatılmıştır. Fanteziler, hayali doyumlar ve büyüsellik, daha yaşanılır bir dünya için yeni bir kimlik arayışı oluşturmuştur. Katlanma duygusundan çok, gizemli bir beklenti, keyifli bir beklenti, mor ile vurgulanmıştır. Soğukkanlılığı, tokgözlülüğü ve aldırmazlığı bu şekilde açıklamak gerekmektedir.
İşkence, matem ve hüzün çağrıştıran, ancak teskin edici, yatıştırıcı özelliklerinde morda görmekteyiz. Gerçekleşme olasılığı az olan beklentiler içindeki insanlarda mora uyar.
Mor, zaman zaman gerçekleri ayırt etme yeteneğinden yoksunluğu içerebilir. Bazen da kararsız, belirsiz bir kişilik tablosu içinde olabilir.
Korku, terör, stres, şok gibi durumlarda özellikle tercih edilen bir renktir. İnsanların kendilerini güvende hissettikleri dönemlerde, bu renk gereksinim halini alır. Savaş geriliminin yaşandığı dönemlerde, can güvenliğinin öncelikli olduğu zamanlarda, duygusal karmaşa sırasında, mora talebin arttığı saptanmıştır. Hamilelikte de tercih edilen renk olma özelliğini koruduğu söylenir.
Bütün bu yorumlar için morun tonlarını ayırt etmek gerekmektedir. Kırmızının baskın olduğu ve mavinin çok az olduğu bir karışımın değerlendirilmesiyle, mavinin yoğun olduğu karışımın değerlendirilmesi çok farklıdır. Biri sıcak, diğeri soğuk renklerin özelliklerini taşır. İnsanlarda uyandırdıkları duygular farklıdır. Olgunlaşama düzeyi açısından, pratikte, gerçek yaşamla, hayal ürününü ayırmak için seçilen tonlar çok önemlidirYeşil
Yeşil==>Yeşil, sarı ile mavinin karışımı olan bir renktir. Üç ara renkten birisidir. Bu renk, soğuk renk olarak tanımladığımız renkler grubuna girmektedir.
Sarı ve mavinin karışımından oluşmuş olmasına rağmen, bu iki rengin özelliklerinden çok azını taşır. Artık yeşil çok farklı bir renk olmuştur. Bir karışım olduğu halde psikolojide temel renklerden biri sayılmaktadır. Ana renk olarak bilinen mavi, sarı ve kırmızının yanında yeşili de ana renk olarak tanımlamaktadır.
Her rengin değişik tonları vardır. Ama yeşilin tonları öylesine farklı anlamalarla doludur ki, hangi özelliklerin, hangi tonlara ait olacağı konusunda çok ciddi çelişkilere düşülebilir. Sarının öne çıkan, uyaran, güçlü hareketliliği ve bunun karşısında huzur veren, geride duran mavinin dinginliği, yeşilde depolanmıştır. Bu nedenle yeşil statiktir. Potansiyel enerji yüklüdür.
Yeşil, umuttur, dünyaya umutlu bakmaktır. Beklenti dolu uyumun göstergesidir. Yeşil genel olarak canlılığın ifadesidir. Renklerle ilgili yapılan anketlerde, yeşilin, yeniden doğuşu simgelediği açıkça ifade edilmiştir. İlkbaharın rengidir. Bitkilerin rengidir. Özelliklede ormanın rengidir.
Yeşil, genel olarak iyimserdir. Sarının iyimserliğine, yeşilde özgüven eklenmiştir. Mavinin doygunluğuna da yeşilde özerklik eklenmiştir.
Yeşil, durgundur, kendine yetme özelliğiyle de otonomdur, özerktir. Kendi başınadır. Kendine yeter, kendisiyle yetinir.
Yeşilin en temel özelliklerinden biri de, üstünlük ve özgüven duygusudur. Kendi yöntemlerine bağlı kalmayı sever. Tutarlı ve iddialıdır. Çalışmaların ürünlerini görmek, başarısını hissetmek ister. Sonucun iyi olacağı iddiasını her zaman taşır.
Yeşilde, sebat ya da direnmek çok önemlidir. Kişinin karşıtlıklara ve zorluklara direnmesi başarıyı getirir. Özgüveni sağlar. Yine yeşilde başkalarının gözündeki güveni arttırmak da çok önemlidir.
Yeşil, kendi görüşlerinin baskın olmasını ister. Kendisinin, temel ve değişmez prensiplerin temsilcisi olarak kabul edilmediğini hissetmek ister. Çevrenin kendisini iyi tanınmasını, bir onur sorunu gibi görür. Prestij onun için çık nemlidir.
Önemsenmeye, kabul edilmeye, tanınmaya, bilinmeye karşı bir zaafı vardır. Yeşil etkilemeyi arzulamaktır. Kendine değer verilme isteğidir. Kendisinin doğruları ile fazlasıyla ilgilidir. Doğrularına o kadar güvenir ki, kendi fikirlerini kabul ettirmeye, kendi yargılarını dayatmaya ve ahlaki eğitime yönelmeye eğilimlidir.
Yeşil bir baskı hissidir. Baskı duygusudur. İnsanın kendisine, her şeyi bilmek gibi bir misyon yükselmesidir. Yeşil kararlılıktır. Yeşil ısrarcılıktır, inatçılıktır. İnsanın ısrar ve kararlılıkla, kendi görüşlerini savunmasıdır. Kendini kabul ettirebilme yeteneği başkalarına göre daha gelişkindir.
Dakiklik, tamlık ve mantık doğruluğu, yeşilin tamamlayıcılarıdır. Hata yapma, yanlış yapma ve mantıksız davranma, ona göre değildir. Yeşil düzenliliktir, otoritedir. Kendine güvenir, yaptığı doğrudur. Zaten bu konuda ısrarlı ve iddialıdır. Herhangi bir başarısızlıkta, kendini suçlama eğilimimde değildir. Başkalarının hatası yada ihmali yüzünden başarısız olmuştur. Kendi yöntemlerinden, kendi yetersizliğinden veya kendi hatasından değil.
Yeşilin kendine güveni, yalnızca kendini beğenmişliğinden değildir. Ona göre yöntemleri doğrudur. Karalılık ve ısrarla, hatta inatla başarıyı hazırlar. Zamana karşı direnişiyle, sabra, kendi fikrini ve çalışmalarını sürdürür.
İnatçı ve saplantılı bir tavır sergilese de, savunmacılığı, spekülatif tartışmacılığa dönüşse de yeşil sonuca ulaşmaya çalışır.
Sahiplenici ve bir özelliği vardır. Onun fikirleri doğrudur. Onun görüşleri insanlığa yararlıdır. Şimdi olmasa bile, bir süre sonra kendisinin haklı olduğu görülecektir.
Tanıdığınız politik çevrenizi ve politikacıları düşünün. Bu insanların yeşile uyan kişilikleri sizi şaşırtacaktır. Israrla kendi görüşlerini savunan insanlardır. Gerek bireysel olarak gerek ideolojik olarak bu kişilerdeki savunuculuğun yeşile uyumu, rahatça gözlenebilir. Bu örnekleri arttırabilirsiniz.
Yeşilde anlamının bulan bu özellikler, eğer insanlarda yeterince bulunmazsa neler olabileceği düşünüldüğünde, psikologların ürpertici açıklamaları ile karşılaşılır.
Kendine özgü yöntemi olmayan, prensiplerine uymayan, iddiası olmayan, kendini savunmayan, güvensiz bir kişilik ortaya çıkar. İşin başarılmasındaki metal inat olmadığından, kazanma şansı baştan yok olmaktadır. Böyle bir durum, insanlarsa başarısızlık duygusunun getirdiği, derin doyumsuzluklar ve acılar oluşturur.
Yeşile uyan kişiliğin dayanıklılığı, kendini denetlemesini, onun ayakta kalmasını, dimdik durabilmesini sağlar.
Yeşil, bağımsızlık için gururlu bir başkaldırma gereksinimidir. Yeşil insanın kendi egosunu beslemesidir.
Yukarıda yeşilin hissettirdiklerinden bahsettik. Şu noktadan itibaren bu rengin hangi mekânlarda uygulanmasının mantıklı olacağına ve bunun gerekçelerine değinileceğiz.
Yeşilin doğayı çağrıştıran ve huzur veren bir özelliği olduğu şüphesizdir. İnsana, bulunduğu ortamın rahatlığını hissettirebilen bir renktir. Sakinleştirici bir yapısı olması da bu rengin sakinleşmeye ihtiyacı olan insanların kullandığı mekânlar için ideal olduğunu söyleyebiliriz.
Uç Renkler==>Siyah
İnsanların belleğinde en olumsuz izlenimler bırakan renk sayılmaktadır. Mutsuz bir sonu, olumsuz bir sonucu çağrıştırır. Bir son bir bitiş bir tükeniş ifade eder. Gecenin ve karalığın sahibidir. Tüm diğer renkleri etkisi altına alan, yok eden karanlığı anlatır. Karanlıkta yalnızca siyah vardır. Siyahın tonları, türevleri vardır. Başka hiçbir renk yoktur. Hepsini örtmüştür, kapatmıştır, perdelemiştir.
Karamsarlık ve kötümserlik siyahın özellikleridir. Karanlıkla gelen kötümserlik, insanlara endişeler yaşatır. Var olan korku duygusu dayanılmaz boyutlara ulaşır. Fobiler gelişir. Olumsuzluk beklentisi, felaket beklentisine dönüşür. Yaşamın bütün ağırlığı insanın üzerine çöker. Şiddetli elem duyguları içinde kıvranan, kâbuslar altında ezilen, çaresizlikler içinde kaybolan insan duygularını barındırır. Siyahla birlikte anılan karanlık ölümü de çağrıştırır
Beyaz==>Beyaz, en üst düzeydeki açıklıktır. Açıklığın ve aydınlığın kendisidir. İnsanlar üzerinde herkesçe bilinen olumlu izlenimleri taşır. Tertemiz bir başlangıcı, iyilik dolu gelişmeyi, lekesiz bir geçmişi içerir. Doğruluğu, şeffaflığı, saflığı simgeler. Üzerinde hiç bir lekenin olmadığı, her şeyi kucaklayan ama etkilenmeyen, bozulmayan bir yapıyı düşündürür. Yansıtıcıdır.
Siyahın tam karşıtıdır. Bitiş değil bir başlangıçtır. Gündüzün simgesidir. İyimserliğin ifadesidir. Yalnızlığı sevmez. Olumsuzluk beklentisi yoktur. Karşı koyuşu yada reddedişi onaylamaz. Perdeleyici, örtücü özelliği yoktur. İçinde tehlike oluşturan enerji barındırmaz. Keder ve üzüntü duygusu içermez.
Masumiyetin ve suçsuzluğun anlatımıdır. Kendisinden, hiçbir şekilde olumlu niteliklerine gölge düşürecek bir davranışta bulunması istenemez, beklenemez. Böyle bir durumda soğuk nezaketini hemen kullanır. O daima olumlu duyguları, iyi düşünceleri ödüllendirir, destekler.
Beyaz, ferahlığı dalga dalga yayar. Aydınlık, genişlik ve büyüklük içerir. Mutluluk beklentisini içerir. İyimserliği bulunduğu her yere taşır. Ancak kendi güzelliği, kendi büyüklüğü, kendi değerliliği her yerde belirgindir. Her kesin yanında ve her rengin yanında önemini korur.
İçtenliği simgeleyen beyaz, taşıdığı misyonu sürdürürken zorlanmaz. İddialıdır. Her durumda verme eğilimdedir. Örnek olma duygusundan hiç uzaklaşmaz. Toplumda geleneklere uygun davranmayı çok önemli sayar. Mağrur ve mutlak sessizliği gerektiğinde yaşama geçirir.
Uç Renkler ==>Siyah
İnsanların belleğinde en olumsuz izlenimler bırakan renk sayılmaktadır. Mutsuz bir sonu, olumsuz bir sonucu çağrıştırır. Bir son bir bitiş bir tükeniş ifade eder. Gecenin ve karalığın sahibidir. Tüm diğer renkleri etkisi altına alan, yok eden karanlığı anlatır. Karanlıkta yalnızca siyah vardır. Siyahın tonları, türevleri vardır. Başka hiçbir renk yoktur. Hepsini örtmüştür, kapatmıştır, perdelemiştir.
Karamsarlık ve kötümserlik siyahın özellikleridir. Karanlıkla gelen kötümserlik, insanlara endişeler yaşatır. Var olan korku duygusu dayanılmaz boyutlara ulaşır. Fobiler gelişir. Olumsuzluk beklentisi, felaket beklentisine dönüşür. Yaşamın bütün ağırlığı insanın üzerine çöker. Şiddetli elem duyguları içinde kıvranan, kâbuslar altında ezilen, çaresizlikler içinde kaybolan insan duygularını barındırır. Siyahla birlikte anılan karanlık ölümü de çağrıştırır
Beyaz==>Beyaz, en üst düzeydeki açıklıktır. Açıklığın ve aydınlığın kendisidir. İnsanlar üzerinde herkesçe bilinen olumlu izlenimleri taşır. Tertemiz bir başlangıcı, iyilik dolu gelişmeyi, lekesiz bir geçmişi içerir. Doğruluğu, şeffaflığı, saflığı simgeler. Üzerinde hiç bir lekenin olmadığı, her şeyi kucaklayan ama etkilenmeyen, bozulmayan bir yapıyı düşündürür. Yansıtıcıdır.
Siyahın tam karşıtıdır. Bitiş değil bir başlangıçtır. Gündüzün simgesidir. İyimserliğin ifadesidir. Yalnızlığı sevmez. Olumsuzluk beklentisi yoktur. Karşı koyuşu yada reddedişi onaylamaz. Perdeleyici, örtücü özelliği yoktur. İçinde tehlike oluşturan enerji barındırmaz. Keder ve üzüntü duygusu içermez.
Masumiyetin ve suçsuzluğun anlatımıdır. Kendisinden, hiçbir şekilde olumlu niteliklerine gölge düşürecek bir davranışta bulunması istenemez, beklenemez. Böyle bir durumda soğuk nezaketini hemen kullanır. O daima olumlu duyguları, iyi düşünceleri ödüllendirir, destekler.
Beyaz, ferahlığı dalga dalga yayar. Aydınlık, genişlik ve büyüklük içerir. Mutluluk beklentisini içerir. İyimserliği bulunduğu her yere taşır. Ancak kendi güzelliği, kendi büyüklüğü, kendi değerliliği her yerde belirgindir. Her kesin yanında ve her rengin yanında önemini korur.
İçtenliği simgeleyen beyaz, taşıdığı misyonu sürdürürken zorlanmaz. İddialıdır. Her durumda verme eğilimdedir. Örnek olma duygusundan hiç uzaklaşmaz. Toplumda geleneklere uygun davranmayı çok önemli sayar. Mağrur ve mutlak sessizliği gerektiğinde yaşama geçirir.
Gri==>Siyah beyazın karışımından oluşan gri, beyazdan fazla bir şey taşımaz. Gri, beyazın saflığından, temizliğinden uzaktır. Kirlenmiş ve lekelenmiş bir özelliktedir. Siyahın katılığı, sertliği, ağırlığı, başkaldırışı, ürkütülücülüğü azaltılmıştır. Bazı özelikleri de yok olmuştur. Ama gride siyahın izleri vardır. Beyazdan ise eser yoktur. Beyaz ile siyahın karışımdaki oranı tabi ki çok önemli ancak, gri beyazdan çok farklı bir renktir. Grinin insanda çağrıştırdığı duygularla beyazın ilgisi yoktur.
Gri, sis rengidir. Sisli puslu havaların insanda oluşturduğu duygular grinin en tipik özelliklerinin en tipik göstergesidir. Hüzün, sıkıntı, karamsarlık insanı sarar. Girişimden uzaklaşır. İnsanın içinden hiçbir şey yapmak gelmez.
Bir dönem olgun insanların rengi sayılmış idi. Ölçülü olmayı, iddiasız olmayı ifade etmektedir. İlgi çekmekten kaçınan insanların rengidir. Merkez olmaktan, gündemde kalmaktan hoşlanmayan, kendisiyle ilgilenmesini istemeyenlerin tercihidir.


